Yağmur Ormanları Kendini Nasıl Onarıyor? Bilim İnsanları Doğal Yenilenmenin Sırrını Araştırıyor
Panama'daki Barro Colorado Doğa Anıtı'nda yürütülen uzun soluklu araştırmalar, terk edilmiş tarım arazilerinin insan eliyle dikilen tek tip ağaçlandırmalara kıyasla nasıl çok daha zengin bir ekosisteme dönüştüğünü ortaya koyuyor.
ENRead this story in English
İklim değişikliğiyle mücadele ve doğayı onarma çabalarında yıllardır en çok başvurulan yöntemlerden biri kitlesel ağaç dikim kampanyaları oldu. Ancak MIT Technology Review’da yayımlanan kapsamlı saha araştırması, doğanın kendi akışına bırakıldığında çok daha dirençli ve zengin ormanlar kurabildiğini gösteriyor.
İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nden (ETH Zürih) tropikal orman ekoloğu Daisy Dent ve ekibi, Panama Kanalı üzerindeki Barro Colorado Doğa Anıtı’nda yaşı 40 ile 120 yıl arasında değişen ikincil ormanları inceliyor. Bir zamanlar sığır otlatmak ve tarım yapmak için tamamen kesilen bu araziler, terk edildikten sonra insan müdahalesi olmadan yeniden ormana dönüşmüş durumda.
Dikilen Ağaçlar mı, Büyüyen Orman mı?
Araştırmacıların saha verileri, insan eliyle yapılan ticari ağaçlandırma projeleriyle doğal yenilenme arasındaki temel farkı gözler önüne seriyor:
- Biyoçeşitlilik farkı: İnsan eliyle kurulan ağaçlandırma sahalarının neredeyse yarısı tik veya okaliptüs gibi tek tip (monokültür) ticari ağaçlardan oluşuyor. Oysa Panama’daki doğal yenilenme alanlarında bir bilgisayar ekranı büyüklüğündeki toprakta bile onlarca farklı bitki filizi bir arada yaşayabiliyor.
- Karbon tutma kapasitesi: Doğal yollarla büyüyen ikincil ormanlar, farklı boy ve yaşlardaki ağaç katmanları sayesinde tek tip dikim alanlarına kıyasla atmosferden çok daha fazla karbon çekiyor.
- Tohum taşıyıcıların rolü: Ormanın kendi kendini onarmasında meyve yiyen kuşlar, yarasalar ve memeliler kritik bir görev üstleniyor. Yaşlı ormanlardan aldıkları tohumları açık arazilere taşıyan bu canlılar, doğanın görünmez bahçıvanları olarak çalışıyor.
Neden Önemli?
Dünya genelinde hükümetler ve şirketler “net sıfır” hedefleri kapsamında milyarlarca ağaç dikme sözü veriyor. Ancak bilimsel bulgular, ormanı yalnızca yan yana dizilmiş ağaç gövdelerinden ibaret görmenin yanıltıcı olduğunu hatırlatıyor. Gerçek bir ekosistem; mantar ağları, böcekler, tohum taşıyan kuşlar ve yüzlerce bitki türünün karşılıklı etkileşimiyle ayakta kalıyor. Doğayı onarmanın yolu bazen yeni fidanlar dikmekten çok, mevcut yaşlı orman parçalarını koruyup doğanın kendi iyileşme gücüne alan açmaktan geçiyor.
Kaynak: MIT Technology Review